Değirmenci: ÇELİK'ten İrade Türkiye'yi Zafere Taşıyacaktır

13 Ekim 2018 Cumartesi 17:38
Bu haber 17 kez okundu

Çelik-İş sendikası 14. Olağan Genel Kurulu Ankara Hilton’da büyük bir coşkuyla başladı. Çelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci’nin yönetim kuruluyla tek aday olduğu genel kurul toplantısına Türkiye’nin dört bir yanından gelen şirket temsilcileri ve delegelerden yoğun katılım gözlendi.

Değirmenci: ÇELİK'ten İrade Türkiye'yi Zafere Taşıyacaktır
Çelik-İş sendikası 14. Olağan Genel Kurulu Ankara Hilton’da büyük bir coşkuyla başladı.  Çelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci’nin yönetim kuruluyla tek aday olduğu genel kurul toplantısına Türkiye’nin dört bir yanından gelen şirket temsilcileri ve delegelerden yoğun katılım gözlendi. 

Genel kurul’da söz alan Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan ve Çelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci verdikleri mesajlarla Türkiye’nin içinde bulunduğu küresel saldırılardan kaynaklı sıkıntıları aşmasında Hak-İş ve Çelik-İş olarak her zaman katkı vereceklerini ifade ettiler.

Güçlenen bir Türkiye’nin Amerika başta olmak üzere küresel güç odaklarının hoşuna gitmediğini belirten Çelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci çeşitli bahanelerle Türkiye’yi ekonomik krize sokmak gayretlerinin milli birlik ve beraberlikle sonuçsuz bırakılacağına inancını ifade etti. Yunus Değirmenci konuşmasında, işçi ücretlerindeki vergi yükünün yapılacak yeni düzenlemelerle kaldırılması işçi maaşlarının enflasyona ezdirilmemesi gerektiği belirterek hükümetten bu konuda destek istedi. Yunus Değirmenci konuşmasının devamında özetle şöyle dedi:

Buradaki bu coşku, gelecek güzel günleri hayal eden bu yürekler ve çok kıymetli muhabbetiniz, sendikamızın geleceğini aydınlatmaktadır. Davamıza gönül vermiş kardeşlerimle ve bizleri yalnız bırakmayarak kongremize katılan birbirinden kıymetli misafirlerimizle, Genel Kurulumuzu, birlik ve beraberlik içerisinde yapıyor olmaktan, duyduğum memnuniyeti, ifade etmek istiyorum.

Gelişen ve büyüyen Türkiye’nin önünü kesmek için, küresel şer odakları, bugün döviz fiyatlarını uçurarak, ülkemizi ve milletimizi teslim olmaya zorlamaktadırlar. Son yıllarda Türkiye’nin büyümesini, yeniden dirilişini ve milli uyanışını çekemeyen kaos meraklıları, ekonomideki fay hatlarını, harekete geçirmişlerdir. Ülkemiz, tarihi günlerden geçmektedir. Cennet vatanımız ise sineklere ve kan emicilere teslim edilemeyecek kadar kıymetlidir ve kolay kazanılmamıştır. Hiçbir alçak hain, Türkiye’nin bölünmesini ve yıkılmasını göremeyecektir. Hevesleri, kursaklarında kalacaktır. Milletimiz, her türlü saldırıyı, bozguna uğratacak güce sahiptir. Ekonomik saldırılar, sinsi planlar ve gizli operasyonlar, milletimizin birlik ve beraberlik ruhu karşısında, çaresiz kalacaktır.

Tıpkı Sayın Cumhurbaşkanımız gibi, bizler de emekçiler olarak, oynanan bu oyunların farkındayız ve meydan okuyoruz. Dimdik bir şekilde, hakkın yanında, batıl karşısında olduğumuzu, tüm dünyaya haykırıyoruz. Neyiniz varsa gelin! Elinizden geleni ardınıza koymayın! Topla gelin, tüfekle gelin, dövizle gelin! Karşılığında alacağınız, okkalı bir Osmanlı tokadı olacaktır. Türkiye çaresiz değildir. Bu toprakların öz evlatları olan bizler, canımız pahasına, Türkiye’nin varlığını devam ettirmesi için, bir taraftan ülkemizin yanında durmayı sürdürürken, bir taraftan da çalışanların sıkıntılarının çözüme kavuşturulması, talep ve beklentilerinin karşılanması için mücadele veriyoruz.

Devletini, milletini, vatanını gözünden sakınan emekçilerin, dağ gibi yığılan sorunlarının, bir an evvel çözüme kavuşturulmasını, devletimizden bekliyoruz. Bu çerçevede, çalışan kesimin üzerinde, ciddi bir vergi yükü bulunmaktadır. Ücretlerin vergilendirilmesinde, acilen adaletin sağlanmasını, makul bir vergi sisteminin, hayata geçirilmesini istiyoruz. Yılbaşında aldığı maaşı, ilerleyen aylarda alamayan, her geçen ay maaşı vergiler yüzünden düşen işçinin, bu yükü hafifletilmelidir. Bu ülkenin kalkınması, gelişmesi için vergilerimizle, elbette ki devletimizin yanındayız. Vergi vermeyelim diye, bir talebimiz de yoktur.  Fakat bu yükün, hafifletilmesi, kaçınılmaz bir hale gelmiştir. İşçinin alın teri ve emeği, daha fazla suiistimal edilmemelidir. Diğer taraftan, son dönemde tehlikeli boyutlarda artış gösteren enflasyonun, bir an önce düşürülmesi için, çalışmalara hız verilmelidir. Yıllar sonra yeniden hortlayan enflasyon canavarının, bir an evvel nefesi kesilmelidir. Toplu sözleşme masalarında elde ettiğimiz ücretlerin, enflasyona kurban edilmesini istemiyoruz. Ayrıca iş sahalarının artırılması için, devletimizin, süreklilik arz eden bir seferberlik başlatılmasını bekliyoruz.  İşçinin ve ailesinin geleceği, işverenlerin keyfi uygulamalarına bırakılmamalı, işten çıkarmalar zorlaştırılmalıdır. Aynı şekilde, sabah evinden çıkarak, işine giden emekçinin, yeniden eşine ve çocuklarına sağlıklı bir şekilde kavuşabilmesi için, iş sağlığı ve güvenliğine, gereken önem, daha fazla verilmelidir. Bu hayati önem taşıyan konuda, tedbirler artırılmalı, caydırıcı cezalar, devreye sokulmalıdır. En temel anayasal hakkımız olan, sendikalaşmanın önündeki engeller, bir an önce kaldırılmalı, işçiler, işverenlerin insafına terk edilmemelidir. Sebebi her ne olursa olsun sendikalaşmanın önü açılmalıdır.

Daha güzel bir Türkiye için, işçiye hizmetkâr olmak için, canla başla çalışarak, doğru bildiğimiz yolda, emin adımlarla ilerliyoruz. ‘Üyelerimizin boynu bükükken, bizler mutlu ve mesut olamayız’ diyerek, emeği ve alın teri ile geçinenler için, davamıza sahip çıkıyoruz. Gecemizi gündüzümüze katarak, kar-kış demeden, kimi zaman sahalarda, kimi zaman masalarda, mücadelemizi aralıksız sürdürüyoruz. Çalışma hayatı için artık vazgeçilmez bir hale gelen Çelik-İş’imiz, 650 binden fazla üyesi bulanan HAK-İŞ’imizin de desteğiyle, hak bildiği yolda, Hak-İş ile el ele, omuz omuza, yoluna devam etmektedir.

Bu ülkenin değerlerini el üstünde tutan bir sivil toplum örgütü olarak, şehit ailelerimizi ve gazilerimizi ziyaret ettik. Bu ülkenin, yerli ve milli sendikası olarak, nerede bir mağdur, mazlum varsa, ona koştuk. Velhasıl, üyelerimizle ve ülkemizle bir olduk, iri olduk, diri olduk, hep birlikte Çelik-İş, Hak-İş ve Türkiye olduk. Kısa zamanda çokça mesafe, çokça gönül almayı başardık. Verilen mücadelenin meyveleri olarak, sendikamız, bugün 45 bin üye sayısını geçerek, 50 bin üyeye ulaşmayı, hayal olmaktan çıkarmıştır.  Hedefimiz büyüktür, kabımız bize dar gelmektedir. Şükürler olsun ki, Allah’ın izniyle, sizlerin duasıyla, Hak-İş’imizin desteğiyle, yetkili olduğumuz bütün işyerlerimizde, huzur ve barış rüzgârları estiriyoruz. Bu güzel tablonun bozulmaması için, çalışmalarımızı büyük bir cesaretle sürdürüyoruz. Bir taraftan üyelerimizin sorunlarını çözmek için çalışırken, bir taraftan da bizleri bekleyen işçilerle, Çelik-İş çatısı altında buluşmak için, gayret sarf edeceğiz. Çalışma hayatının tüm sorunlarına, büyük bir ciddiyet ve cesaretle el atacağız. Yeni plan ve projelerle, üyelerimizi memnun etmek için var gücümüzle çalışacağız.  Her şeyin en iyisine, en güzeline layık olan üyelerimizin, layık oldukları güzelliklere kavuşması için, canla başla çalışacağız."

Yorum Gönder