banner45

‘Psikoloji Saati’nde Travma Konuşuldu

18 Kasım 2022 Cuma 17:49
Bu haber 61 kez okundu

Mega Medya Grubu Stüdyolarından canlı olarak yayınlanmaya başlayan ‘Psikoloji Saati' adlı radyo programında bu hafta, ‘Sevgi Psikoloji Danışmanlık Merkezi’ Kurucusu Psikolog Uğur Seküçoğlu ve Pedagog Şafak Bıkmaz konuk oldu.

‘Psikoloji Saati'nde Travma Konuşuldu

Mega Medya Grubu Stüdyolarından canlı olarak yayınlanmaya başlayan ‘Psikoloji Saati' adlı radyo programında bu hafta, ‘Sevgi Psikoloji Danışmanlık Merkezi’ Kurucusu Psikolog Uğur Seküçoğlu ve Pedagog Şafak Bıkmaz konuk oldu.

İskenderun bölgenin genç ve sevilen isimlerinden Pedagog Şafak Bıkmaz ve Psikolog Uğur Seküçoğlu 'Travma' konusunda önemli açıklamaları Mega FM dinleyicileriyle paylaştı.

Günlük hayata söylemi çok kolay olan travma, psikologlar için her duruma söylenmesinin kolay olmadığını belirten Psikolog Uğur Seküçoğlu, “Travma diyebilmemiz için kişinin hayatının tehlikede olması ya da vücudun tehlikede olduğu durumlardır. Burada kişi bire bir travma yaşamasına gerek yoktur. Birine özellikle sevdiği birine bir travmatik olaya tanıklık ederse o da travma olarak adlandırılır. Bazı meslek grupları birebir travma maruz kalmasa da travma tehdidiyle yaşarlar. Polisler, ambulans personeli hatta travmaların anlatılmasına sürekli maruz kalan psikologlarda travma tehditi altındadır. Yani kız arkadaşım beni terk etti ya da yazılıdan çok düşük aldım gibi olaylar travma olarak adlandırılamaz” dedi.

Doğal afet (deprem, sel, heyelan) oluşturulduğu travma çeşitlerinin olduğunu ve bunun haricinde beşeri unsurların oluşturduğu travmaların olduğunun altını çizen Psikolog Uğur Seküçoğlu,” Beşeri unsurların oluşturduğu travmalar daha kalıcı etkiler bırakmaktadır. Ölüm tehlikesi yaşamak, işkenceye maruz kalmak, pek fena muameleye maruz kalmak, cinsel ve fiziksel istismara maruz kalmak vb.çeşitleri vardır. Travma belirtileri uykusuzluk, kabus görme, olayla ilgili anıların rahatsız edici biçimde sık sık hatırlanması, sürekli olarak olayın tekrarlanacağı korkusu ve bu nedenle diken üstünde hissetme, kolay irkilme, çabuk sinirlenme, gelecekle ilgili plan yapamama, yabancılaşma, olayı hatırlatan durumlarda huzursuz olma ve bu durumlardan kaçınma görülür” dedi.

Çocukların travmatik bir olaya maruz kaldıktan sonra gösterdikleri tepkiler yetişkinlerin verdikleri tepkilerden çok farklılık göstermediğinin altını çizen İskenderun’un genç Pedagog’u Şafak Bıkmaz, “Bunlara ek olarak travmanın çocuğa verdiği başka bir zarar daha vardır. Travmaya maruz kalmak psikolojiyi etkilediği gibi çocukların nörogelişimsel süreçlerine de zarar verebilmektedir. Yaş küçüldükçe travmanın dışardan gözlenen belirtisi de o kadar az olacaktır. Aşırı korku ve tetikte olma hali, gece terörleri, uyku bozuklukları, aşırı ağlama ve huysuzluk nöbetleri, aşırı öfke, yalnız kalmak istememe, ayrılık kaygısı gibi bulgular çocuklarda travma belirtileri olarak sayılabilir” dedi.

Travma tedavisi mümkün olduğunu açıklayan Psikolog Uğur Seküçoğlu, “Travma tedavisi için kişinin travmaya karşı duyarsızlaşması gerekir. Bunun içinde travma kişiye defalarca kez anlattırılır. Bu bir korku filmini defalarca izlemekle aynı şeydir. Kişi filmi ilk izlediği zaman filmden korkabilir, fakat aynı filmi defalarca kez izlediği zaman artık filmin onu etkilemediğini görecektir. Travmalar iyileşmeyen yaralar gibidir. Sürekli sizi rahatsız eder ve tam iyileşecekken tekrardan kanar. Bizim seansta amacımız bu yanlış oluşmuş yaranın kabuğunu çıkartmak ve yaraya ilaçla müdahale etmek. Sonra kabuk bağlamasına yardımcı olmaktır.  Tekrardan kabuk bağlama süreci kişi için zor olsa da kabuk bağladıktan sonra o yara bir daha kanamaz” şeklinde konuştu.

İskenderun’un genç Pedagog’u Şafak Bıkmaz sözlerine şu ifadelerle son verdi. “Tedavi sürecinde oyun terapisi hem travmayı tespit etmede hem de baş etmede kullanılan en etkili yöntemdir. Çocuklar kendilerini oyun odasında güvende hissettiklerinde travma ile ilişkili temaları ve duyguları oynadıkları gözlemlenen bir durumdur. Devam eden seanslarda bu durumla ve yarattığı duyguyla baş etmeyi öğrenirler. Her çocuk kendi kendini iyileştirme potansiyeline sahiptir oyun terapisiyle yapılan şey bu potansiyeli ortaya çıkarmasında çocuğa yardımcı olmaktır.”

Program Sonunda Prof. Dr. Üstün Dökmen ile ‘Çocuklarda Teknoloji Bağımlılığı’ konusunda yaptığı röportajı canlı yayında paylaşan Psikolog Uğur Seküçoğlu, Prof. Dr. Üstün Dökmen’e teşekkür etti.

Mega Radyo stüdyolarından canlı yayınlanan ‘Psikoloji Saati' programı, FM bandı 97,7 frekansından ve eşzamanlı olarak www.megaradyoiskenderun.com internet üzerinden canlı yayınlandı. ‘Psikoloji Saati' adlı programının yönetmenliğini Mustafa Mert, Şirvan Selçuk ve Ali Kemal Zerenli yaptı.


Yorum Gönder